Ana içeriğe atla

Kayıtlar

ÇİLEK REÇELİ

Bizim evde reçel pek yenmez. Ben yerim ama... Severim de kahvaltı sofrasında reçel görmeyi, sofraya renk katar sanki. Hem de peynirle çok yakıştırırım reçeli. Tabii bu bizim evde daima eleştiri alan bir durumdur ama ben alıştım artık. Tuhaf bulurlar benim peynir ile reçel yememi... Evde çok rağbet görmediği için reçel yapmayı pek tercih etmem ama bu aralar nedense reçel yapmak geldi içimden. Yıllar önce annemin evde reçel kaynattığı zamanlardan hatırlıyorum o kokuyu... Özellikle vişne reçeli yapardı annem; kayısı, çilek de olurdu ama vişnenin yeri bir başkaydı sanki. Hem de 3-4 kilodan falan yapardı sanırım, çünkü biz onu bütün kış yerdik ama gerçekten yerdik. Her sabah sofrada bir tabak olurdu ve ekmeğe yağı güzelce sürdükten sonra güzelim rengiyle ve iri taneleri ile ekmeğin üstünde yerini alırdı vişne reçeli. Sanki hepsi o yıllarda kaldı, şimdi eskisi gibi yenmiyor yağlı, reçelli ekmekler. İşte şimdi bu aralar reçel yapmaya özendim, belki evdekilerin bir-iki çatal da olsa ...

ÇITIR KURABİYE

Ağzınızda dağılacak çıtır çıtır bir kurabiye. MALZEMELER 250 g tereyağ 1 çay bardağı sıvıyağ 2 tane yumurta ( bir yumurtanın sarısı üstüne sürülecek ) ½ çay bardağı şeker ¼ çay bardağı sirke 1 paket kabartma tozu 1 tutam tuz 5- 5,5 su bardağı un Bütün malzemeler karıştırılır ve un ilave edilir. Un miktarı her zaman benim de aklımı karıştırırdı, yeterince un, kulak memesi yumuşaklığı, elinize yapışmayacak hamur kıvamı... Bunların hepsi ilk zamanlarda hep sorun olurdu, bazı tariflerde un miktarı verilse de ben yaparken aynı miktar yeterli gelmezdi, yine problem olurdu. Şimdi galiba zamanla yapa yapa öğrendim, buna rağmen yine de bazı aksilikler olmuyor değil... Ben artık şöyle yapıyorum; malzemelerin hepsini karıştırdıktan sonra unu azar azar katarak yavaş yavaş karıştırarak kıvamı bulmaya çalışıyorum, ne çok sert, ne de çok yumuşak... Unu birden dökünce kıvamı ayarlamak zor oluyor, özellikle kurabiye hamuru yaparken... İşte bu nedenle alabildiğince un ded...

İLK GÖZBEBEĞİM

Sevgilerin en tarifsizi olsa gerek Nasıl bir şey deseler anlatamam Kendinden bir parça ama ayrı bir yerde nefes almak Hep hatırlamak, unutmamak Sevindirdiğinde sarılıp öpmek Üzdüğünde yine sarılmak Ne yaparsa yapsın kırılmamak Onunla olgunlaşmak Büyüdüğünü büyük bir zevkle izlemek Hayatı onunla anlamak Başarılarını gözlemek Hatalarını görmesini sağlamak Birlikte dertleşip çözümler bulmak Attığı her adımının sonucunu heyecanla beklemek Yüzünü hep gülerken görmek istemek Rüzgarlara karşı savrulmadan durduğu günleri hayal etmek Daima dürüst ve yalandan uzak bir hayatta ilerlediğini görmek Zaman zaman onun aklına ihtiyacım olduğunu hissetmek İlk doğduğu günü her zaman hatırlayarak, büyümesini hayretler içinde izlemek 18 yaşının heyecanını gözlerimdeki sevinç gözyaşları ile anlamak İşte böyle bir şeyler olsa gerek evlat sevgisi Senin her akşam uyumadan önce dediğin gibi biz de seni çok seviyoruz İyi ki doğdun kızım...

MAYDANOZLARIM

Geçen gün arkadaşlar arasında maydanozların çok çabuk bozulmaları ile ilgili konuşurken bunu yazmalıyım dedim, dedim ama zaten pek çok kişinin bildiği bir yöntem diye düşündüm... Sonra dur dedim kendi kendime... Belki bilmeyenler vardır, tesadüfen okurlarsa iyi olur... Bir televizyon programında öğrenmiştim bu yöntemi uzun zaman önce, şimdi çok hoşuma giderek uyguluyorum ve herkes de bilsin istiyorum. Bu sayede neredeyse 3 haftaya kadar maydanozlarımı taze taze saklayabiliyorum, sanırım bu durumdan maydanozlar da memnun... Marketten eve gelince sanki bir çiçek gibi maydanozları bir vazoya yerleştiriyorum... Sıcak günlerde buzdolabında saklıyorum. Tabii buzdolabınız küçükse biraz sorun oluyor bendeki gibi ama olsun maydanozlar sağlam... Ya da soğuk günlerde resimde olduğu gibi balkonda bir yerlere koyabilirsiniz. Böylece siz memnun, maydanozlar memnun...

YILLAR

Paylaştıkça çoğalır sevgiler Saygı olmadan olmaz ama Kötü günlerde yüzümüzde gülücükler Önümüzde güneşli günlerin heyecanı Arkamızda unuttuğumuz gölgeli günler Yanımızda canımızdan çok sevdiğimiz iki kızımız Geçmiş gitmiş koca 20 yıl hiç anlamadan Zaman, çabuk geçer derlerdi de inanmazdım Akıp gitmiş öylece... Ama sevdiklerim yanımda Yanımda olmayanlar da gönlümün en güzel köşelerinde Başka bir şey istemem... Nice mutlu ve huzurlu yıllara hep birlikte...

NEDEN

NEDEN Yeni yaktığı sigarasıyla  asansöre biner insan ve hiç sigara içmemiş birisinin yanında zevkle içer sigarasını Karnında bir bebek varken; günde bir taneden bir şey olmaz der Piknik yaptıktan sonra çöplerini toplayarak çevreye gösterdiği özeni, sigara içerek mükemmel bir tasarım olan  kendi vücuduna göstermez Temiz bir bardak meyve suyu içmek varken, içinde neler olduğunu bilmemesine imkan olmayan sigaranın dumanını çeker içine Kendini zehirlemek için içtiği sigarasını çocuklarına aldırır bakkaldan Yere düşmüş bir ekmek parçasını kirlendi diyerek çöpe atar ama yerden daha pis olan sigarasını itina ile çantasında taşır Sıkıntılarını paylaşacak bir dostla konuşmak varken sigaraya sarılır Sigara beni rahatlatıyor yalanlarıyla kendini yıllarca kandırır Torunlarının sağlıklı bir dede ve nineye sahip olma şanslarını ellerinden alır Kanser gibi dev bir gerçeği görmezlikten gelir Sigara ile ilgili böyle bir yazıyı hep yazmak istemiştim, sonunda oldu. Çünk...

PORTAKALLI PIRASA

Nasıl olur öyle dediğinizi duyar gibiyim... Hem de öyle güzel oluyor ki... Pırasa yemeği yapınca aklıma hep babam gelir. Çünkü babam pırasayı çok sever, hem de yanında kızarmış ekmek olursa daha bir keyifle yer. Bu nedenle pırasa ve kızarmış ekmek kokusu ve babam benim için aynı çerçevede yer alan güzel bir anıdır. Ama onun sevdiği pırasa salçalı olanıdır, annem de güzel yapar... Bu pırasa portakal suyu ile pişiyor. Yani tüm malzemeler aynı; MALZEMELER   500 g pırasa 1 çay bardağı havuç ½ çay bardağı pirinç veya buğday 2 tane portakal suyu Zeytinyağı, tuz, zencefil  Aslında genelde ben yemek yaparken isteğe bağlı olarak malzemeleri azaltır veya çoğaltırım. Bu nedenle miktar vermek istemem, havucu bol veya buğdayı bol seversiniz, sulu bir yemek olsun istersiniz... Bu tamamen isteğinize bağlı...Ama denemediyseniz bir kere olsun denemenizi tavsiye ederim portakal suyu kullanmayı ve buğdaylı yapmayı, buğdayın faydalarını da göz ardı etmeyin. Aynı şekilde zencefil...