16 Mayıs 2012

MİLANO II



Ve moda başkenti Milano; 



QUADRİLATERO D`ORO ( Altın Dörtgen ); pahalı alış-verişin merkezi sayılan bölge. Malikanelere benzer dükkanlarda çeşitli markaları görmek mümkün, alış-veriş yapmak için düşünmek gerek...

BOENES AİRES CADDESİ; daha ucuz dükkanların bulunduğu bir cadde. Avrupa`nın en uzun alış-veriş caddesi.  Baştan başa yürümek gerçekten yorucu ama eğlenceli...



Milano sokaklarını gezmek de çok ilginç çünkü evler çok güzel ve tarihi anlatıyor. 





Bu kadar tarihi binanın yanısıra bir de modern ve çok katlı binaların da bulunduğu bir bölge var Milano`da. Yeni şehrin oluşumunda modern etkileriyle dikkati çeken binalar bunlar.


  
Tramvaylar ve otobüsler sizi istediğiniz yere rahatlıkla götürüyor. Biz en çok tarihi olarak nitelendirdiğimiz küçük tramvayları çok sevdik. Ahşap kapıları ve ahşap oturma yerleri olan, içinde kendinizi bir evde hissetmenize neden olan tavan lambaları bulunan tramvaylar çok şirindi.


En önemli ulaşım araçlarından biri de motosikletler, her yerde görmeniz mümkün, sesleri sürekli kulaklarınızda.

Şehir merkezden dışarı doğru büyüyen daireler şeklinde düzenlenmiş olduğu için, aynı kaldırımdan yürümeye devam ederseniz eğer başladığınız yere gelmeniz mümkün, yani kaybolma riski çok az.

Pizza ve makarna İtalyan kültürünün klasik yemek türü. Makarna sosları da çok çeşitli. Risotto ise pilava benzeyen biraz daha lapamsı ve parmesan peyniri ile servis yapılan bir yemek. Peynir çeşitleri çok fazla. Bir de sebze çorbası vardı; Minestrone...tam benlik, elbette denemek için listemde.Tiramisu, profiterol ve chiacchiarare de kendine has tatları ile İtalyan mutfağının vazgeçilmeyen tatlılarından.

Tabii ki zeytinyağı; hemen hemen her masada zeytinyağı şisesi görmek mümkün. Bu da benim gibi zeytinyağını seven biri için güzel bir fırsat.

Başka ülkelerin yemeklerine alışamamış olanlar için de seçenekler mevcut, her yerde olduğu gibi burada da Mc Donalds imdada yetişiyor...belli ki bu durumda olan bir çok insan var çünkü uzun uzun sıralar beklemek zorunda kalabiliyorsunuz. Ekonomik olması da düşünülecek olursa bu kuyruklar tabii ki kaçınılmaz.



Dondurmalardan da bahsetmek gerek çünkü çok çeşitli ve lezzetleri çok güzel. Küçüklüğümde İstanbul`da yediğim Roma dondurmasının neden güzel olduğunu ve isminin neden Roma olduğunu daha iyi anlamış oldum. Biz hindistancevizlisini çok sevdik.





Gezi Tarihi:6-9/04/2012

8 yorum:

  1. Ben de gezip görmek çok istiyorum. İnşallah kısmet olur bir gün çok öpüyorum:)

    YanıtlaSil
  2. Cok guzel oralar. Resimlerle gezmis kadar oldum canim..
    Dondurmalar zaten lezzet diyor..
    iyi gezmeler..

    YanıtlaSil
  3. Fotolar harika
    Ne güzel bir gezi olmuş
    Sevgiler

    YanıtlaSil
  4. Guzel ozetlemissin. Tatil guzeldi ama hindistan cevizli dondurma tek kelimeyle muhtesemdi :) Parcaciklar insanin agizina geliyordu... Dondurma icin bile tekrar gitmeye deger :)

    YanıtlaSil
  5. evet benimde imk ilgimi o dondurmalar cekti ve ekrana yapistim :)
    resimlerin hepsi birbirinden guzel, gezi harika gecmis belliki

    YanıtlaSil
  6. teşekkür ederim hepinize, umarım sizler de gitme fırsatı bulursunuz. Biz eşimin işinden dolayı Cenevre`de olunca, bu yerleri gezmek daha kolay oluyor. En fazla 4-5 saatlik mesafelerle değişik yerlere rahatlıkla gidebiliyoruz. Bana da bu yerleri anlatmak kalıyor işte, faydalı olabiliyorsam ne mutlu bana...

    YanıtlaSil
  7. Gezi yazılarını okumaya bayılıyorum. Siz de harika anlatmışsınız. Aslında geçen yıl planlayıp da ertelemek zorunda kaldığım bir İtalya turu vardı. Bu resimleri görünce mutlaka gerçekleştirmem gerektiğini düşünüyorum..

    YanıtlaSil
  8. Tekrar gitmiş kadar oldum...tramvayı görmemiştim onun için tekrar gitmek lazım, bana eski olsun da ne olursa olsun. Eskici Ebru :)

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...