18 Eylül 2011

DÜŞEN SARI YAPRAKLAR VE YENİ UMUTLAR




Artık yürüyüş yaparken sararan yaprakların üstüne basıyorum. Solup, sararıp yere düşen yapraklar. Çıkan çıtırtılar bana yazın bittiğini söylüyor. Ayaklarım,  yere düşen sarı yaprakların üstünde çıtır çıtır sesler çıkarıyor. Hafif hafif rüzgarlar da esmeye başladı artık. Sanki sararan yaprakların ağaçtan düşmesine yardım etmek için...Oysa ki  yapraklar sararmasına rağmen asılı kalmaya devam edecek kadar inatçı görünüyorlardı kocaman ağaçların dallarında. Ağaçlar da ayrılmak istemiyor bence  bir mevsim boyu kendilerini giydiren yapraklardan. Bu nedenden olsa gerek hüzündür sonbahar, ayrılık demektir. Şairler, yazarlar böyle anlatır...


Ama zaman geldi işte. Her şeyin bir zamanı var, nasıl da geçti koca bir yaz, sanki acelesi varmış gibi... Halbu ki özlemle beklemiştik, sabırsızlıkla, bir sürü hayal ve planla, bitmiş işte yaptıklarımız ve yapamadıklarımızla. Ve şimdi hafif hafif soğuk zamanı, tatlı tatlı yağan yağmur zamanı, güneşi özlemek zamanı. Güzeldir sonbahar, severim... Berekettir bana göre, soğuk kış günlerine hazırlıktır. Pazar yerlerinde renktir. Taze ceviz ve fındık zamanıdır. Hemen kırıp sütlü sütlü yemeden olmaz en az bir kere. Kestane zamanıdır, hem kebablık hem de haşlamalık. Soğuk günlerde bir kese kağıdı kestanenin sıcaklığını avucunda hissetmektir ya da ailenle paylaşmaktır ellerin tatlı tatlı yanarak. Ağaçlardan dökülen at kestanelerinin kabuklarından ayrılıp kurumuş yapraklar arasında yuvarlanmasını kayıtsızca seyrederken, acaba ben bunları nasıl değerlendirebilirim demektir. Kabaksız olmaz bu sonbahar günler, turuncunun  en canlısını sergilerken. İşte tam da bu günlerde ortaya çıkar irili ufaklı kabak çeşitleri. Bol cevizli kabak tatlısını yemektir sonbahar günleri. Sadece sonbaharda değil bütün kış neredeyse hep bizimle olurlar. Bir de bana neyi hatırlatır bilir misiniz; yeni başlangıçları...Sonbahar; tazelenmeden önceki dinleniştir, yeni bir yıldır. Eylülde okullar başlar çünkü. Çocuklar yeni bir yıla girer büyük bir heyecanla, merakla, kaygıyla. Yeni kitap, yeni defter kokusudur, öğrencilerle dolu sınıf kokusudur, o öğrencilerin gözlerindeki parıltıyı yakalamaktır, yeni umutlardır...her şey yenidir, silgiler, ayakkabılar, çantalar...Doğaya inat insanlar umut doludur sonbaharda. İşte bunları hatırlatır ayaklarımın altındaki kurumuş yaprak sesleri bana...




1 yorum:

  1. HAYATMUTFAKTA_kininyaninda_GUZEL19 Eylül 2011 12:40

    Guzel olmus, eline saglik...
    Senin bu yazin da bana yakinda kabak tatlisi zamaninin geldigini hatirlatti... Yasasinnnnn..! ;-)

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...